Güç Kaynağı Önemli mi? Öğrenmenin İçsel Enerjisini Keşfetmek Bir eğitimci olarak yıllar boyunca gözlemlediğim en temel gerçek şudur: Öğrenme, dışsal bir yükleme değil, içsel bir dönüşümdür. Bir öğrencinin gözlerindeki merak ışığı, sorularının ardındaki anlam arayışı ve denemekten vazgeçmeyen o iç ses… Tüm bunlar, öğrenmenin gerçek “güç kaynağını” oluşturur. Ancak çoğu zaman bu kaynağın farkına varmakta gecikiriz. Peki, gerçekten “güç kaynağı” önemli midir? Bu soruyu yalnızca elektrik devrelerinde değil, zihinsel ve duygusal süreçlerde de sormak gerekir. Pedagojik Açıdan Güç Kaynağının Anlamı Pedagojik bir bakışla “güç kaynağı” kavramı, öğrenenin içsel motivasyonu, ilgisi ve öğrenme ortamındaki destekleyici faktörlerle ilişkilidir. Kendini öğrenmeye adayan birey,…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Herkesle Düşüp Kalkmak Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Değerlendirme Bazı deyimler vardır ki, yalnızca kelimelerle değil, taşıdıkları kültürel anlamlarla da bizi düşündürür. “Herkesle düşüp kalkmak” da onlardan biridir. İlk bakışta basit bir davranış biçimini tarif ediyor gibi görünse de, aslında toplumun insan ilişkilerine, sosyal normlara ve farklılıklara bakışını derinlemesine yansıtır. Gelin bu deyimi, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi günümüzün en önemli dinamikleri üzerinden birlikte inceleyelim. — Herkesle Düşüp Kalkmak Ne Demek? “Herkesle düşüp kalkmak” deyimi, bir kişinin sosyal çevresini çok geniş tutması, farklı karakterdeki insanlarla zaman geçirmesi ve ilişkilerini sınırlamadan sürdürmesi anlamına gelir.…
Yorum BırakBitkilerde Açık Tohumlular: Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir Yolculuk Doğanın en sessiz ama en güçlü mucizelerinden biri bitkilerdir. Özellikle de milyonlarca yıldır yeryüzünde varlığını sürdüren açık tohumlular, bize hem biyolojik çeşitliliğin hem de evrimin hikâyesini anlatır. Bu yazıda konuyu sadece bilimsel bir çerçevede ele almakla kalmayacağız; farklı bakış açılarını da işin içine katarak, düşünmeye ve tartışmaya davet edeceğiz. Çünkü bazen bir konuya erkeklerin objektif verilerle yaklaşımı ile kadınların daha duygusal, toplumsal ve çevresel etkiler üzerinden değerlendirmesi bambaşka ufuklar açabilir. Hazırsanız, gelin açık tohumlular dünyasında birlikte bir yolculuğa çıkalım. — Açık Tohumlular Nedir? Doğanın En Eski Bitki Grubu Açık tohumlular (Gymnospermae),…
Yorum BırakHanımeli Çiçeği Suyu Sever mi? Duygularla Veriler Arasında Bir Çiçeğin Hikâyesi Kabul edelim; hanımeli çiçeği, bahçede görüp geçemediğimiz, kokusuyla bile çocukluk anılarını uyandıran özel bir bitki. Ama bugün size yalnızca “ne kadar su ister?” diye sormak istemiyorum. Asıl mesele şu: Bu narin ama dayanıklı bitki, gerçekten “su sever” mi yoksa “dengeyi” mi sever? Ben farklı bakış açılarını seven biri olarak, hem bilimsel hem duygusal pencerelerden bu soruya bakmak istiyorum. Çünkü bir bahçıvanın su ölçüsünde gördüğü şey, bir annenin sevgisinde bambaşka bir anlam kazanabilir. Hanımeli çiçeği suyu sever ama fazlasına dayanamaz; tıpkı insan ilişkilerinde olduğu gibi, ne çok ilgiye boğulmalı ne…
Yorum BırakGestapo Hangi Ülkede? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Giriş: İnsan Davranışlarını Çözümlemek Üzerine Bir Psikologun Bakış Açısı Bir psikolog olarak, insan davranışlarının ardındaki motivasyonları anlamaya her zaman büyük bir merak duydum. İnsanlar neden belirli bir şekilde davranır? Hangi faktörler, bireyleri korkuya, nefrete ve ne zaman normalden sapmalarına neden olur? Bu sorular, tarih boyunca dünya üzerinde pek çok trajik olayı anlamamıza yardımcı olabilir. Bugün, Nazi Almanyası’nda kurulan ve “Gestapo” adıyla bilinen gizli polis teşkilatını, psikolojik bir mercekten inceleyeceğiz. Gestapo, Nazi Almanyası’nın (1933-1945) en korkulan ve güçlü gizli polis teşkilatıdır. Bu terim, “Geheime Staatspolizei”nin kısaltmasıdır ve Almanca’da “Gizli Devlet Polisi” anlamına gelir. Ancak…
Yorum BırakGerginlik Duygusu Nedir? Felsefi Bir Deneme Filozof bakış açısıyla, insanın iç dünyasında yaşadığı en temel deneyimlerden biri olan gerginlik, insan varlığının sınırlarını zorlayan, bazen kasvetli, bazen de kurtuluş arayışına sevk eden bir duygudur. Gerginlik, bir tür sıkışmışlık hissidir; varlık ile onun dışındaki dünya arasındaki gerilimli bir ilişkinin, öznenin kendi içsel dünyasında bir yansımasıdır. İnsanın yaşadığı gerginlik, onu bir yandan yaşamın anlamını sorgulamaya, diğer yandan varlığını kabul etmeye zorlayan bir güç olarak da görülebilir. Peki, gerginlik duygusu, yalnızca bir içsel çatışmanın dışa vurumu mudur, yoksa daha derin ontolojik ve epistemolojik bir problemin yansıması mı? Gerginlik ve Etik: İyi Olmak mı, Olunmak…
Yorum BırakHamurlar Kaça Ayrılır? Çok Yönlü Bir Mutfağın Haritası Farklı Açılardan Bakmayı Sevenlerin Sofrası Mutfakta unun havaya kalktığı o anı bilirsiniz: Tezgâhta iki avuç un, ortada minicik bir gölcük… Ben her defasında aynı heyecanı hissediyorum. Bu yazıyı da, hamura hem teknik hem de duygusal tarafından bakan herkesle sohbet etmek için yazıyorum. Hikâyemizde iki kahraman var: veriye ve stratejiye tutkun Efe ile, ilişkilerin sıcaklığını ve toplumsal etkileri önemseyen Zeynep. “Hamurlar kaça ayrılır?” sorusuna onların gözünden bakalım; çünkü mutfakta da hayatta olduğu gibi, tek bir doğru yok—ama iyi haritalar var. Hızlı Özet (Kopya Kağıdı): Hamurlar pratikte 6 ana grupta incelenir: (1) Mayalı, (2)…
Yorum BırakEkonomik Bir Bakışla: Bingöl’ün Meşhur Yemekleri ve Kaynakların Hikâyesi Bir ekonomistin gözünden bakıldığında, bir tabak yemek yalnızca lezzetin değil, aynı zamanda kıt kaynakların, bireysel tercihlerin ve toplumsal dengelerin bir yansımasıdır. Her lokmada, üretim sürecinde harcanan emek, doğanın sunduğu kaynaklar ve tüketicinin yaptığı seçimler gizlidir. “Kaynakların sınırlılığı ve seçimlerin sonuçları” ekonominin temel ilkelerinden biridir. Bu çerçevede bakıldığında, Bingöl mutfağının meşhur yemekleri yalnızca kültürel değil, aynı zamanda ekonomik bir hikâye anlatır. Bingöl Mutfağının Ekonomik Yapısı Bingöl, Doğu Anadolu’nun bereketli otlaklarına, zengin hayvancılık geleneğine ve dayanışmacı üretim kültürüne sahip bir kenttir. Tarımsal üretim ve hayvancılık, hem yerel ekonominin hem de mutfak kültürünün temelini…
Yorum BırakDoğal Gaz LPG mi? Benzerliklerin Ardındaki Farkları Anlatan Gerçek Bir Hikâye Geçen kış, apartman toplantısında hararetli bir tartışma çıkmıştı. Komşulardan biri, “Bizim mutfakta tüp var ama doğal gaz aynı şey değil mi zaten, ikisi de gaz!” dedi. Diğerleri de kafasını salladı. O an fark ettim ki aslında birçoğumuz bu iki enerji türünü —doğal gaz ve LPG’yi— birbirine karıştırıyoruz. Gelin, bu kafa karışıklığını hem teknik verilerle hem de hayatın içinden örneklerle çözelim. — Doğal Gaz LPG mi? Önce Temelden Başlayalım Cevap kısa ve net: Hayır, doğal gaz LPG değildir. Ama bu kadar basit söyleyip geçmek, buzdağının sadece ucunu görmek olur. Çünkü…
Yorum BırakAntarktika: Gücün, İdeolojinin ve Vatandaşlığın Boşlukta Dansı “İktidarın olmadığı bir coğrafya mümkün mü?” Bu soru, siyaset biliminin en derin yaralarından biridir. Antarktika gibi ne bir kralın ne bir bayrağın hüküm sürdüğü, ama bir o kadar da uluslararası kurumların ve anlaşmaların gölgesinde yaşayan bir kıta, bu soruya provokatif bir meydan okumadır. Burada, siyasal düzenin klasik tanımları yerle bir olur; çünkü Antarktika, gücün görünmez olduğu ama her yerde hissedildiği bir mekândır. Bir İktidar Boşluğu mu, Yoksa Kurumsal Hegemonya mı? Antarktika’da hiçbir ülke “sahiplik” iddiasında bulunamaz. Bunun yerine, 1959 tarihli Antarktika Antlaşması kıtayı uluslararası iş birliği alanı hâline getirmiştir. Ancak bu, iktidarın yokluğu…
Yorum Bırak